insan bi proje olsaydı eğer, ya baştan yazılan ya da tersten okunan bir proje olurdu.. derdi ya süreci anlayarak geçirmek, ya da baştan tasarlanmış güzel sonuca ulaşmaya odaklanmak olurdu. ya gerçekliğini bulduğu kelimeleri anlamlandırmaya çalışırdı, ya da varolan kelimelerin
ürün karşılığını da kabul ederdi hemencecik. ya somutlaşmak istemezdi bi çırpıda, öyle olunca bi şeylerin kalıba girmesinden korkardı, ya da o aşamaları geçip artık sadece cephe oyunlarıyla ilgilenirdi. her ikisinde de acı çekerdi ama. sancılı olurdu ikisi de. biri konseptin somut karşılıklarına kafa yorarken hala, diğerinin derdi yangın merdiveni:) bu sefer elmayla armudu karıştırmamak lazım ama. ikisinde de çevre analizi, iklim verileri, kent silüeti etkili olurdu o kabul, yalnız birinin kente anlattığı sadece hikayesi olurdu, kentle yaşardı, diğeri sadece kentte yaşardı. biri proje aşamasında, diğeri belediyenin kapısında..:)tabi marifet iki süreci de tamamlamak da.. işte o insanın sayısı da çevremizde artık ne kadar iyi proje varsa...
sadece çok beğendiğimi söylemek istiyorum. ama belki tersten giden bir çok proje varken, baştan gitmeye çalışıp hikayesini somutlaştıramamış bir çok hayalet proje de vardır etrafımızda. hayal ederken yolda kalmış...
YanıtlaSilişte onlar artık sadece hikayelerini anlatıyor,daha çok hikayeler yazılsın, somutlaşsın diye..
YanıtlaSil