11 Aralık 2011 Pazar

ay


Sir George Darwin’e göre, bir zamanlar Ay, yeryüzüne çok yakındı. Gel-gitler, ayın yavaş yavaş uzaklaşmasına yol açtılar. O gel-gitler, yeryuvarlağının sularında Ay yüzünden oluştular ve bu yüzden Dünya’nın enerjisi yavaş yavaş yok olmaya başladı.
"Çok iyi biliyorum! – dedi yaşlı Qfwfq -belki siz değil, ama ben anımsıyorum. O hep yanıbaşımızdaydı ve koskocamandı: Hele dolunayken- gün gibi aydınlık geceler yaşardık, ama ışığımız şöyle tereyağı rengindeydi- sanki bizi ezecek gibi gelirdi; yarımayken ise gökte rüzgarın sürüklediği bir şemsiye gibi dolaşır dururdu; büyürken sanki iki ucunu batırıp, yeryüzüne takılı kalacak sanırdık. Ama, ayın dönemlerinin mekanizması da bugünkünden çok değişikti: Güneşten uzaklıklar değişik olduğundan ve yörüngeler ve neyin nesi olduğunu bilmediğim o eğimler; sonra elipsler: Dünya ile Ay birbirlerine o denli yakındılar ki, bunlar her an yaşanırdı. Bir de düşünün, bu iki dev yuvarlak, her an birbirlerine gölge yapma yarışındaydılar."

Italo Calvino/ Ay'ın Uzaklığı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder